Ruhtan Kıvılcımlar 2


Yaşamak tehdittir sana karşı. Ölmek arındırır. Sözlerin o zaman yakalanır. Şimdi, “bütün ihtimallerin canlıyken, dokunamam sana” diyenlerin tedirginliğiyle kaplıdır. Oysa öldüğünde dünyevi sözcüklerin  tükenmiştir; her şey söylenmiştir. Sonsuzluğun uçarılığı dünyadan silinmiş, potansiyel kirlerinden temizlenmişsindir.

Büyük bir adam olman için ölmen şart. Seni öldürmelerini bekle. Katillerini çağır…

Kimse nemalanamayacak bu büyüklükten, sen bile…

Önemli adam ölü adamdır çünkü.

Duyur bu gerçeği canken hala. Sana yaşıyor derlerken, zamanında dans et… Zamanında dans et mükemmelliğinin ölü imgesiyle, ihtimaller bahçesinde…

Zaman akarken… Zaman akarken kırılganlık akar… Zaman akarken boşlukta, bir sarhoşlukta akarken...

Cesedini mükemmelliğinin ruhundan seyreden gözleri şimdiden hatırla. Kızma seni anlayamayanlara… Ölüm pakladığında, her birimiz birer iyi cins atız. Yaban eşeği olmaktan kurtulacağız, gün gelecek, gün gelecek…

Saflıkla, paklıkla öpülecek sevgilinin elleri… Sen bilincinde başlat şimdiden devrimini… Beyazı bembeyazı kuşansın, kuşansın üstündeki siyaha rağmen için… Narinliklerin geniş omuzlarından tutarak, öp kutsal acılarını…

Acılarını topla, dikenlerini hasır sepetine koy… Onlarla kanaya kanaya tomurcuklanacaksın ya güzel insan… ,

Gözlerindeki incilerin güzelliğini nasıl görmezsin? İşte bu dikenlerin maharetleriyle o kutsal okyanusun suyunu keşfediyorsun ya! Büyü artık, çocukluğunla büyü!  Kabullen insanları, kendi acılarını kabullendiğin gibi. Onlar da -tıpkı senin gibi- ötekine yardım etmek için gökyüzünden düştüler elmalarla. 

Sürgünde beraber yaşlanmalıyız, birbirimizde olmayanı vermek için bir ömür boyu… Başkasının emanetini taşıyan yoksullarız…

Hangi köşeye sindiyse umudun kokusu, karanlığa aldanıp oradan ayrılma. Karanlık orada hançer yarası gibidir belki… Belki uçurumların yükseliğidir seni aşağılara çağıran… Ve kuyruğunu sallayan tilkidir, olabilir. Onun sadece senin için geldiğini öğrendiğinde… O karanlık dediğinin senin emirlerine uymakta olduğunu anlayabildiğinde… Karanlığının başını okşayacaksın sen de.  Belirsizliklerin orta yerinden alevini çakacaksın.

Taşın duru sudaki billurluğunu göreceksin… Dalgaların kavisli yalnızlığına özgürlük diyeceğin anlar yaklaşıyor.  Duru duru akan ışıldak sevinçlerin gecedeki sevişmelerini aydınlatıyorsun. Karanlıkta da görmeye başladın işte. Ateş böcekleri sarmış etrafını.

Hiç yorum yok: