Bay Pokerfeys

yüzler geliyor aklıma
neşenin havasından muzdarip
karanlık sokakların balkonlarında
çamaşır iplerine asılmış
kurumayı bekleyen
yüzler geliyor aklıma
tebessüme aç
çakılarla sokaklarda şekil verilmiş
tabutlarında dingin bir umutsuzlukla
yer çekimine-fazlaca- maruz bırakılmış
ziyadesiyle eğilip bükülen
ölmüş karanfil yapraklarından
dökülen yüzler.

seksle yoğrulmuş hamurdan
hazdan şekil almış
biteviye bitkin
biteviye ayyaş
biteviye bıkkın
uçurumdan aşağılara yuvarlanmış
poker masasında papazı bol
fakat as'ı askıda kalmış
yüzler geliyor aklıma

kadınlarından yara almış
dallanıp budaklanan
mars'a kadar
mecmualarda birinci kalite kağıda
basılmış, üçüncü kaliteden
hiçliğe ve piçliğe bulalı
standart baskılarda fotokopi kağıdından çoğaltılmış yüzler.

sonra bir de eller
aşağı mahallelerine tutunmuş yalnızca
egolarını taşıyan
mastürbasyonlarına bağımlı
bulaşık deterjanlarında
sürekli kirli tabaklarda kaderleri
bulaşıkçı
ibrikçi kimi de
dünyanın taharetlerinde
yıkar baronların kılıçlarını.

hep dönüşür, dönüşür yüzlerimiz
sokakta dövüşür o yüzlere gebe kalmamak için ellerimiz
bin maskeden birini taşıdık mutlaka
bir el çekti ipimizi
sağ elden verdiğimize
ihanet etti sol elimiz

bir mimikle mimlendik
bir jestle
gözümüzden akan yaşla
bir yüz silindi
kuş çırpındı kafeste

zelil zamanları taşıyoruz
idam mangalarını
bir bir infaz ediyoruz
başkalarında zannederek yüzlerimizi
yüzsüzlüğüe adım adım ilerledikçe
ne halt yediğimizi anlayacağız
ve gün gelecek
maskelerimiz için ağlayacağız bay pokerfeys.


5 yorum:

alter ego dedi ki...

o yüzler hiç kurumazlar sahi değil mi,
yaramaz bir çocuğun yaşadığı ev misali,
sürekli yıkanır - kirlenir yıkanır tekrar
renkleri bile kalmamıştır da artık, yine de
neyse ki ben çocuğum, ben renkliyim diye
üzerinde taşımaya övünülür hep.

anlık mutlulukla gerile - gevşeye,
laçkalaşmış suratlardır bunlar bilirim,
taşkındır ifadeleri, huzur uğramaz semtlerine,
ya hep ya hiçtir, en dibe bile muzafer olmuş,
kumar masası düsturu işte,
mottosu hayat bir kumardır olan.

eller ki insanın ruhunun aynasıdır derler,
eller ki kime, neye hizmet ediyorsa,
yarı yarıya ruhu da ona hizmet eder

hep dönüşür, dönüşümü bile bir dövüştür,
bunca maskeyi nasıl var etmişiz,
bu nasıl bir karmaşanın galeyanı bilemeyiz,
hangi birini giysek başka bir kavganın müsebbibi...

başkalarında zannederiz yüzlerimizi sahi,
başkalarındadır karşılığı,
biz aynadan ters görürüz ya hep,
o mimikler, o jestler
bu mudur yüze atfedilen bilemeyiz,
şüphesiz ki bu karmaşada binbir yüzle,
yüzsüzlüğe vardırdık işi,
evet bence de o gün gelecek
ve bu maskelere ağlayacağız.



çok güzel, sahiden çok beğendim. yüreğine sağlık.

Zihni Ö dedi ki...

yalnızca aklımıza gelse, aynı zamanda göz önünde savruluyor bataklık mıntıkasında uçuşan sinek kolonisi gibi! belki de aynalarda, kimbilir?

yaman bir şiir olmuş sevgili Kali:)

Kali Rind dedi ki...

alter ego, yorumun ayrı bir şiir tadında, teşekkür ederim.

Zihni Bey, teşekkürler.

Emilia dedi ki...

"hiçliğe ve piçliğe bulalı
standart baskılarda fotokopi kağıdından çoğaltılmış yüzler."

her yüz de biraz yüzüm vardı. itirafın en acısı bu olsa gerek.

ağzına, yüreğine, kalemine sağlık.

Kali Rind dedi ki...

Emilia, hepimiz taşıdık başkalarında sandığımız yüzleri...hiçbirimiz, bütün yalnızlığımıza rağmen, bir yandan tamı tamına yalnız değiliz...