MÜPTELA

Buruk gül,
Solgun yüz
Şarap
Tutkulu gözlerde duvarlar
Perdeler inmiş tenlerimize
Dokunmak, sevişmek hayal
Yoksuluz, yoksunuz, tutkunuz, meftunuz
Arzumuzda ateş parçası göğsümüz
Gözlerimiz demirci dükkânı kadar alev
Çiğ tenler yatırılmış örsten duygularımıza
Arzu çekiçlerimizde kavrulur âlem-i beşer
Kılıç olur, saplanır yokluğumuza, o sertleşmiş bedenler
Bir hiçlik dökülür ezan vaktinde, çan sesinde
Kuzu meleyişinde, intikam ateşinde
Sevgilinin diline
Dünya, ya kiler karanlığında ekşi bir kokudur
Ya tavan arası farelerinin kemirdiği
Yalnızlığına itilmiş mallardan bir bütün
Hatıraların cıvık renginde, solgun
Gölgedir biraz da… Biraz da tütün…
İçimize çekip yaktığımız
Şimdi iğrenç kokusu sinmiş ellerimize
İzmarittir zaman,
Zevk küllüğümüzde kokuşmuşluğuna ağıt yaktığımız hiçtir…
Fakat cıgaralarımız bittiğinde deli oluşumuz gibi
Müptelayız ona…
Müptelasıyız çocuk, bunu iyi bil.

KALİ RİND_

Hiç yorum yok: