Varoluş Problemleri -4-

-4-


Ama aldanmalı mıyız? Aslında bu da bir devrim değil midir, hem de tarihteki misallerinden daha kanlı süregelen bir devrim? İki dünya savaşını, Hiroşima’yı, Nagazaki’yi, Irak’ı ırak etmeye çalışan, sıradanlaştırarak (mekanizme ne de uygundur bu sıradanlaştırma) unutturmaya çalışan bir devrim…

‘Mekanik Devrim’in devrim olmadığına ikna edilebilmemizin sebebi; beyin yıkama gereçlerinin, kafa ütüleme aletlerinin etkili kullanılmasının yanı sıra çok geniş bir sürece yayılmış olması, uzun zamandır süregelmesi ve henüz tamamlanamamış olmasıdır. Oysa bizim zihnimizde devrimler uzun sürmez, bir anda gerçekleşirler ve devrim anını kapsayan zaman dilimi de pek kısadır.

Yine de gönle takılan akıl henüz debelenmektedir; madem daha güzele gideceğizdir, medyadaki şiddetin amacı nedir? Resmen kan akıtılması vaaz edilmekte değil midir? Hakikate komplo kurulmuştur. Şimdiye değin var olan gerçeklik paradigmasının değişmesi için kanı, korkuyu beslemek gerekmektedir ki, içerisi (bundan ekranın gerçeği kast edilir)dışarısına(kamera arkası alan) galip gelsin. İçeriye olan talep artsın. İnsanlar daha fazla içe kapansın.

Mekanik devrim böylesine sinsi ve bu derece kanlıdır aslında.

Hiç yorum yok: