Varoluş Problemleri -3-

-3-


Fakirlikten garibanlığa uzanmışızdır… Kameralar karşısına çıkmadan, orada yeterli zaman aralığında gözükmeden, hiç değilse, ekrana gömülmeden yaşamanın yavan olduğunu düşünmeye başlamadık mı?

Şu halde mekanizm dizgesince istenilene uyulmuş değilse, gerçeklik algısının da dönüşümüyle, var olamaz duruma düşürülmüş olanlar ekran dışı, kamera arkasında kalma zaman aralığı en geniş olanlardır. Michael Jackson –icad edilen yeni gerçeklikten ötürü- ölmemiştir. O ölümsüzdür. Hepimizden fazla var olmuştur; ekran çocuğudur, kamera önü çocuğudur.

Gariban düşünür; kameraları bir yoksunlaşma olarak görmeyecektir. Kameralar ve ekran, yeni var oluş biçimidir. Hiç de hissizleşme değil, cinayetin, kıskançlığın, kinin, hasetin ortadan kalkmasının müjdesidir. Öncü vahşetler, arızi durumlardır. Sonrası çok daha büyük güzelliklere gebedir. Kendi varlığımızı sorgulamanın zamanıdır. Büyük Birader’in (Big Brother) gözetimini talep eder hale gelmişizdir. Kameralar bizi izlemelidir. Ekranlar her yere yerleştirilmelidir. Çünkü ekran daha eğlenceli, acıdan daha izole edilmiş, nispeten daha güvenlidir. Artık gerçek hayatımızın, can güvenliğimizin kalmadığı tehlikeli sokaklardan, trajik ilişkilerden kaçınmanın yolları vardır. Bu yollar, her şeyin kameraya yansıtılması, öbür taraftan televizyondaki gibi olmasını da davet etmektedir. Dışarısı dediğimiz ekran dışı hayat televizyon âleminin, sinema âleminin, bilgisayar âleminin benzerine dönüştürülebilirse (yani kurguya dönüştürülürse) canımız daha az acıyacak, tehlikeler daha çabuk bertaraf edilebilecek, güvenliğimiz daha fazla sağlayacaktır. İsyan olarak pop yeterlidir. Varlığın delili olarak pop yeterlidir. Kanlı, eski kafa devrimlere ihtiyacımız yoktur (bunları bertaraf etmek için kanlı yönetmelere başvurabiliriz çünkü amaç bu kanlı yöntemleri nihai olarak ortadan kaldırmaktır). Sadece biraz daha eğlence yeterlidir. Devrimler şüphesiz sinemada da kurgulanabilirler. Film kahramanlarımız ne güne durmaktadırlar? Savaşlar kuşkusuz, bilgisayar üzerinden de gerçekleştirilebilirler; -kansız -oyunlar vardır ya! İnsanın eski vahşetlerinin tekerrür ettirilmesi mi iyidir yoksa kameralar ve ekrana odaklanmış var oluş şekli mi? Michael Jackson ölmüş değildir. O, bu yeni evren var olduğu sürece en uzun ömürlü kişilerden birisi olacaktır. İnsan dönüşümüne adım atmalıdır. Bu neden ekran/kamera vasıtasıyla olmasın? Irak’taki katliamlar bir geçiş dönemidir, Afganistan savaşı bir geçiş dönemidir… Hepsi de Büyük Biradere teslim olunmak istenmemesinin sonucudur. Bunlar neden direnmektedirler ki? Daha iyi hayatı görememektedirler de ondan. Oysa onların gelecek nesillerinin refahı için, fakirliklerinin tamamıyla ortadan kaldırılması için savaşılmaktadır. Bol kameralı ve ekranlı devletler onlara kendi dünyalarını, ekranlarını, kameralarını vaad etmektedirler. Ama cehalet, vahşilerin, vahşiliğin kanında yok mudur? Bu reddiyelere rağmen, vahşilerin çocukları ekran çocukları yapılacak, atalarına, babalarına rağmen fakir kalmayacak, yeni mekanizme monte olacak ve keyifli yaşayacaktır. Şimdiki savaşın, kanın sebebi işte budur; kansızlık dönemine geçiş…

Hiç yorum yok: