Halı gibi dokunduk. İnce ellerin eseriydik. Ayrılık diyorsun; desenlerimizde ayrı düşmüştük; başka dilleri, başka gönülleri anlatalım diye birbirimize. Bu da rahmetti.
Halı gibi dokunduk. Dokunduk nice ayaklara. Çiğnendik nice sevdalıların yürüyüşüyle. Biz halı gibiydik. Yollara yumuşaklık vermeliydik. Ayaklara batacak kırıkların, dikenlerin üzerine serilmemiz bundandı.
Gülen ve Ağlayan Maskeler
Canımıza bir düğüm atılmış, kuyumuzu taşlarla kapatmışlar. Üstümüzden bir yol geçmiş, başkaları yürümüş.
Öyle mi?
Canan, sınanırız her birimiz. Kendi kendimize çelme atarak sınanırız. Ararız seni, yokluğundan yanarız da, kuyunun da biz, taşın da biz, yolun da biz, yürüyenin de biz olduğunu görmeyiz.
Öyle mi?
Canan, sınanırız her birimiz. Kendi kendimize çelme atarak sınanırız. Ararız seni, yokluğundan yanarız da, kuyunun da biz, taşın da biz, yolun da biz, yürüyenin de biz olduğunu görmeyiz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

