"Selam, merhaba, pardon, bakar mısınız? Selamün aleyküm beyefendi, bayım? Hey sen? Sana diyorum?" Ve benzerleri...
Kendimin bile kendisini muhatap almadığı bir anda benliğimi tokat gibi yüzüme vuruyor. Aman Allah, bir ben varmış benden dışarı diyorum! Dışarı çıkıyorum bütün iç[eri]lerden...Sadece 'bir tek bedene' büründürüyor bu kelimeler beni. O zaman hapishanemi hatırlıyorum ve nedense hep savunmaya alıyorum kendimi; tabi rol yapıyorum. Yapamadığım bir anda şöyle patlayabiliyorum: "Bu ben asıl ben değilim...anlıyor musun/uz?"
-Kendine gel oğlum! Ne diyosun?
BİLEKLİK
Hindistan’a yolculuk yapmamı sağlayacak ve beni inanılmaz görünen hayat hikâyelerinin peşine düşürecek lokomotifimi anlatmalıyım size.
Onu B. Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde buldum. Serkan isimli doktor arkadaşımın (bir cerrahtı) ilginç hikâyesini dinledikten sonra, bu hikâyedeki adamı tanımak istedim.
ÇİZGİLER
Peşine düşmüş ve şaşkınlığından dökülmüş bir kâinattı senin kâinatın. Sanrılara saplanmış varlıkların güzellik durağı bir bedenin ve yüzün vardı. Hatırlıyorum seni, bakışlarından masumiyet kadar seks de akardı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

