KALIBININ ADAMI DEĞİLSİN!

Sevgilimin göğüsünde cehenneme giriyor her gece, eriyordum. Cismim katılığından soyunup akıyordu ateşin üstüne; Yanıyordum. Sevgilimin de yanışını izliyordum tenimde. Bir müddet katılıktan kurtulduğumuza şükrediyorduk. Fakat sonra yine aynı katılığa bürünüyorduk ikimiz de. Dünya ayırıyordu bizi, cehennemdi.

UMUT KAÇAĞI


1
Anlamsızlığın buhran tepelerinden yakıcı çöllerine, vehmin dipsiz kuyularından mağaralarına uzanan, kasvetin iktidarı altındaki gölgeler imparatorluğunda bir umut kaçağı olarak yaşıyorum.

Tanrı'nın Yüzü


Minsk’te bir adam, masasının üzerinde, yorgunluktan haşat olmuş bir görüntü içerisinde uzanıyor. Az önce okuduğu metnin üzerine yığılmış (Son okuduğu: "Aşk birleştirir"). Yabancı bir manzara değil. Şeytan ayartmalarının bilindik klasik sahnesine ev sahipliği yapıyor; o bu vakitleri seviyor. Tam o anda şeytanın çıkıp, Alyoşa’yı(bu yorgunun ismi budur) dürtmesi beklenir. Beklenen olur; Alyoşa tam o anda dürtülmüştür. “Dile benden ne dilersen” halleri benliğini doldurmuş Alyoşa’yı düşünden uyandırır.

MAVİ



Mutfakta kendime çay demleyip, sigaramın dumanını boşluğa bıraktığım bir anda, duvarın üzerinde yapıştırdığım küçük kâğıttan tekrar okudum Pascal’ın değişini: “Her seçiş bir vazgeçiştir.”

Yeni Bir Dayanışma Biçimine Doğru




G-Bakın… Çocukken devlet başkanı, general ya da herhangi başka bir şey olduğumu ya da olabileceğimi hayal etmem- hayal gücümü biraz zorlamadıkça- çok zordu. Bir piçtim, toplumsal düzende yer almaya hakkım yoktu. Ayrıksı bir kader istediğimde geriye bana ne kalıyor? Özgürlüğümü, imkânlarımı ya da sizin dilediğiniz gibi yeteneklerimi- yazarak yeteneğimin olup olmadığını henüz bilmezken-azami kullanmak istediğimde? Bana bir Aziz olmayı istemek kalıyordu, başka bir şey değil, yani insanın inkârı olmayı istemek.

M. G- Azizle suçlu arasında nasıl bir benzeşme görüyorsunuz? 

Bir İman Meselesi Olarak Marksizm-I-


Marksizm, Marksı çoktan aşmış bünyesiyle tekrar şişirilmiş, krizleri bir fırsata çevirmek için taktik değiştirerek 21. Yüzyılda yeniden filizlenmenin çarelerini aramaktadır. Solu tek başına kendisine bağlama hülyalarıyla, sosyalist hareketleri boğduktan sonra, Marksistlerin sloganları yeri göğü inletiyor: “ya sosyalizm ya barbarlık”