ÇİZGİLER


Peşine düşmüş ve şaşkınlığından dökülmüş bir kâinattı senin kâinatın. Sanrılara saplanmış varlıkların güzellik durağı bir bedenin ve yüzün vardı. Hatırlıyorum seni, bakışlarından masumiyet kadar seks de akardı.

Bedenin âşıklarını yakar, kül ederdi. Sen hiç sevmezdin oysa. Sevilmeyi severdin bir müddet. Mühlet dolunca da egona geri dönerdin.

Dudak büktüğün orospu sevgilerinin yakınından geçemeyecek kadar da yoksundun sevgiden.

Yüksekçe bir yerde otururdun. Şimdi kaçıncı katta olduğunu söyleyemem. Ama epeyce yüksekti; insana uydurma tanrılık bahşedecek kadar sarhoş edici ve yargılayıcı yükseklikte.

“Bana ulaşmanız lazım derdin” ve sana ulaşırdık. Zor değildi o kadar. Anlık zaaf yakınlığında, asansörle alınabilecek mesafelerin vardı.

Sana ulaşmak zor değildi. Egonu okşayınca yükselirdik biz, hakir gördük mü yüceliğini, inerdik. Sonra pencerenden, tepeden seyrederdin bizi.

Ufacık insancıklardık. Sadecde sen büyüktün, sadece sen bilirdin büyüklüğü ve de senin büyüklüğünü takdir edebilen uşakların bilirdi. Uşakların diyorum onlara, sense sevdiklerim dersin; sevginin yeri geldiğinde gururu hiç eden gülümsemesinden bihaber.

Tabak gibi parlak yüzüne kabak gibi açıkta bir hayranlıkla tapınan salaklarından biriydim bir zamanlar.

Ama ilk çiziğini de ben attım. Yüzündeki ilk çizgi benim. Bu çizgi, değerli dostum, sana birdüzine uşağa mal oldu. Yara alan ilk sanrın; kusursuzluğun.

Aynaya baktın, biliyorum. Zamanın tokadına dokunmak istedin. İşte o zaman arttı çiziklerin. Eski sevdalılarını bulamaz oldun etrafında. Zaman seni tanrısal koltuğunda sarsıyordu. Oysa sanrısal koltuğundan uyandırmak için zamanı musallat etmişti sana hakikat.

Bir çiziklik âşıkların vardı.

Sen de ölümlüydün. Yaşlanıyordun. Yüzündeki her çizgiyle yiten bu güzellik, daha büyük başka bir güzelliğe gönlünü çevirmen içindi.

Düşman belledin bu çizgileri. Onlar senin ebediyete uzanan yolunu gösteriyordu. Takip edecektin, aynada hiç yitmeyen, zaman ötesi bir güzelliğe ulaşacaktın böylece, ne olduğunu, nerden geldiğini bilecektin.

2 yorum:

Efsa dedi ki...

bir diyalogum aklıma geldi yazıyı okuyunca..

Kadın; "Sev beni… Gözümünün kenarında ki çizgilerce!"

Adam; "İnsanın gözündeki çizgiler onun yaşadıklarıdır."

Kadın; "Benim genelde mimiklerimden dolayı oluşmuşlar."

Adam; "Hayat o zaman pandomimdir size..."

Kali Rind dedi ki...

çok güzel bir diyalogmuş:)