OROSPU



1

Sorular

Sorular; nefretimden damlar düşer varlığımdaki çamura,

Kulluktan isyan eden bir şeytanın ağzında, sorular!


Söyle!


Bir dinsize de gösterebilir misin yol?


Bir pezevengi bağışlayabilir misin?


Ve arka sokakların kabuk bağlamış karanlığında, bir orospuyu aydınlatabilir misin?

2

Çıtı pıtı yürüyüşüyle gece karanlığının içinde dans eden çekirgemdi o. Tek bir kişiye gönül vermez, herkesi severdi. Tek bir erkekle yetinmez, değişir, değiştirirdi. Yüreği, oyunu bilirdi. Oyalanıp eğlenirdi. Ondan güzel eğleneni gördüğümü de söyleyemem.

Hiç kimseye sahip değildi. Sahip olmayı sevmezdi. Severdi, sevdiği kadar bedenlerde gezerdi. Sonra tükendi dediği bedenden başka bir bedene sıçrar giderdi.

Güzelliğe hayrandı, en çok da kendi güzelliğine. Hayran bırakmayı da severdi. En yakışıklı erkekleri kendine tav eder, âşık olacakları safhada onları terk eder, giderdi. Erkeğini ağlattığında, “uçma vaktidir” derdi. Kısacası, ruhsuz ve narsis bedenlerden, gözyaşları içinde kalmış ruh var etmeyi severdi.

Yine de hemen herkes ona orospu derdi. Oysa o, onlara manayı verip, bedenden öteye götüren başöğretmendi.

Seçtiği erkekleri bilirdim. Benimle tanıştırırdı ilkin. “Dostum” derdi, “bu ‘Jelâtin Murat’”. Evet, tam da böyleydi o. Avına lakap takardı. Öyle yerdi. O erkekleri ruhsuz bulurdum hep. Mankenlik ajansının donuk ifadeleri: baby face’leriyle takılır dururdu çekirgem. Beden güzelliklerinden başka sunacak hiçbir şeyleri olmadığını düşündüğüm tipleri dolardı hayatına. Sonra da âşık olamadığı için yanardı. Çünkü ruhsuz mankenlere ruh katar, onları aşka atardı. Ve çekilip giderdi aradan, kabaca; tekmeyi basardı.

Ama geride kalanlar, anlardı. Anlardı dünyanın yaşanası ve ölünesi tek hakikatini. Gözlerindeki yaşların suladığı gönül bahçesinin en tatlı meyvesini tadarlardı. Çorak topraklarına su damlar, adam olmayanlar, dertleşecek âdem arardı.

Futbolla, arabalarla, seks muhabbetiyle kurulmuş ‘hayat’ları aşka çalardı, yutamazdı onları artık. Onlar da anlarlardı.

Anlarlardı ama tek bir şey anlaşılmazdı: Jalenin orospu değil Jale olduğu.
Ona bunu diyenler de bilirlerdi ki, bu orospu, hayatlarının önlerine dikilen aynaydı. Bu yüzden gözlerine yaş düşerdi. Ne yazık, onlar da ‘beden’ değillerdi. Bunu öğrendiklerinde, aynada yiterler, aşkın acısını kabullenmemek adına ona ‘orospu’ derlerdi.

Oysa o sadece jaleydi. Âşık değildi. Aşkı aradı. Ama kendisine âşık ettiği erkeklere hayat bahşederken, kendisini aşktan ederdi.

Sonra bir şey öğrendim...

Jale âşıkmış. Hem de herkese, her şeye değil…

Önüme serdiği erkek arkadaşlarıyla başımı döndürmek isteyen, sevdiğini söyleyemeyecek, küçük bir kız çocuğu gibi söyleyememeyi türlü şekillere sokup, kalıplara dökecek kadar bana âşıkmış.

Bana, seni seviyorum diyemeyecek kadar âşıkmış.

Beni aldatacak kadar bana âşıkmış.

Ve daha kötüsünü de biliyorum artık:

Ben de ona âşıkmışım.

Şimdi ona öfkeyle OROSPU diyecek kadar hem de.

5 yorum:

Aşk ve Zehir dedi ki...

ve şimdi sende aşkın acısını kabullenemiyorsun işte!
dök hadi zehirini, DURMA!!!

feelozof dedi ki...

yazını bloguma taşıdım,,,
belli ki kardeşiz,,,
hamuru aynı çamurdan yoğrulan ruhlar birbirini tanır---
yazı mükemmel,,,
quantum çağına girdik ya, bir metafor olarak o kadar uygun ki,,,
kendini beğenmenin mesela kendini sevmemek olması gibi,,,
ya da insan kendi özüne varmak isterken kocaman bir BEN e hapsolması gibi,,,
ya da en büyük günahların insanın kendinekarşı işlediği günahlar olması gibi,,,
ve bu günahlara bulanmadan, nasıl söylesem bir ruh düşmeden yere serilmeden, ayağa dikilemiyor,,,
gerisi gri, gurusu olsa bile ettiği safsata,,,
bir insan kibir onu yalnızlaştırmadan nasıl bilebilir kibirin günah olduğunu,,,
açgözlülük onu tatminsiz kılmadan,
haset onu kıymadan,
nefretinde boğulmadan,
oburluk bedenini bozmadan,
şehvet suçluluk uyandırmadan,,,
nasıl bilebilir bunların günah olduğunu,,,
ve mesele de bu değilmi, genelde biri iter bu kuyuya insanı, mesele oradan çıkabilmek değilmi,,,
feelozof,,,
sanal da olsa tanışmak isterim:
kerdenoff@hotmail.com

cache dedi ki...

Sadece Jale bilirdi ororspu olmadığını.. Ardından OROSPU diye bağıran onca ağıza rağmen Jale değilim bile demezdi.. Çünkü,bütün izahlardan vaz geçmişti.. Çünkü ,yeryüzünde onu anlamasını istediği tek insan yani SEN bile, önce orospu olduğuna hükmedecek sonra anlayacaktın..
Onu anlmana pahasına bu sıfatı bir taç gibi başında taşıyabilecek kadar yürekliydi Jale..

yenik adamlar katında Ororspuydu belki ama Adamlık makamının tahtında oturuyordu kimseye görünmeden..

Angel of the morning dedi ki...

The Ground Beneath Her Feet

All my life, I worshipped her,
Her golden voice,her beauty's beat
How she made us feel
How she made me real
and the ground beneath her feet

And now I can't be sure of anything
black is white,and cold is heat
for what I worshipped stole my love away
It was the ground beneath her feet

Go lightly down your darkened way
go lightly underground
I will be there in another day
I won't rest until you're found

Let me love you true,let me rescue you
Let me lead you to where two roads meet
O come back above
where there's only love
and the ground beneath her feet
Salman Rushdie

Kali Rind dedi ki...

Yorumlarınız için teşekkürler.

Feelozof, kalirind@gmail.com da benim adresim. Teşekkürler.