İnsanlardan ve Balinalardan Nefret Ediyorum


Akdeniz’in bilmediğim bir tarafında, sanırım Malta’ya yakınmışız. Malta! Tam da kendimi yeniden insan hissetmişken bana oyun oynadı. Sen Malsın der gibi…

Malta yakınlarında adi bir zenciyim ben. Kara Afrika’dan kaçmak istedim, teknemiz devrildi. Boğulmak üzereyken kurtarılan onlarca zenciden birisiyim. Bir Türk gemisi kurtardı bizi. “Hayatımda ilk defa kendimi insan olarak hissedebildiğim bir anı verdi bana bu Türk gemisi” derken, çok geçmeden mal olduğum, hiçbir şeyin değişmediği bir tokat gibi vuruldu suratıma. Vicdanıyla bizi kurtaran Türk personel tarafından değil, medeniyetin beşiğini temsil eden İtalya ve Malta tarafından, Avrupa tarafından kısaca… Çünkü diğer medenilerin de aynısını yapacağından eminim.

Bu gemi hiçbir Avrupa ülkesi tarafından karasularına sokulmuyor(Ve bu saatten sonra sokulsa da çok geç). Nedeni mi? Çünkü adi mallar var içinde. Aç sefil, kara mallar.

Şu öldürülen balinalar için ayağa kalkan insanlar, ne mal olduğumu hatırlattı bana…

Biliyorum, belki de bu balinalar için ağıt yakanlar, benim onurum için de çarpışmışlardır…

Ama artık çok geç…

Ben, medeni âleme sığınmak isterken, Afrika’dan kaçtığım canavarlığın Avrupa’daki adını, Akdeniz’in orta yerinde fark etmiş şapşal Zwengitse.

Balinalardan ve insanlardan nefret ediyorum.

Çünkü ben insan değilim ve iyi ki de değilim…

İddiam yok! Bir mal olduğumu kabul edebiliyorum şimdi. Ne görgüm, ne bilgim yetmiyor insan olmaya.

Hayvanlar gibi, korku ve ümitle yaşadım. Her adımımı bir sokak hayvanı gibi tedirginlikle ve korkuyla attım. Her çöplükten umut ettim; bugün de yaşayacak kadar ekmek bulabileyim diye…Yalanlar söyledim kendime.

Ben Afrikalı Zwengitse,

Balinalardan ve insanlardan nefret ediyorum.

Medeniyetten nefret ediyorum…

Sadece yaşamak istedim şimdiye dek. Sadece var olabilmek. Bu bile ne kadar çok bir şeydi gözümde. Bu bile nimetti bana. Oysa sadece yaşamayı istemek beni insan kılmıyor. Öyle değil mi? Hayvanlar da sadece yaşamak istemiyor mu? Hayır, hayır… Ben daha beteriyim. Biliyorum. Bir mal olarak bile işe yaramam. Bu yüzden içinde bulunduğum gemi hiçbir ülke tarafından kabul görmüyor değil mi?

Ben Afrikalı Zwengitse,

İnsanlardan nefret ediyorum…

Balinalardan nefret ediyorum…

Dünyanın kara tarafından ak tarafına yol alırken devrildi filikam. O zaman gözlerim bambaşka baktı dünyaya.

Akdeniz’in orta yerinde, dalgalarla boğuştuğum sırada, yaşayabileceğime dair bütün ümidimi yitirmek üzereyken, bir Türk gemisinin mürettebatının vicdanı tarafından soğuk sudan çıkarıldım.

Ama benim için çok geç…

Üzgünüm. İlk defa insan olduğumu zannettim o an. Oysa medeni âlem bir süre sonra haddimi bildirdi bana. İyi ki de bildirdi. Beyaza boyanmış kömürü gördüm böylece ve tenimin karanlığına sevindim. İlk defa Kara Afrika gözümde nurlandı ve Avrupa, benim boğulmak üzere olduğum bu yerde, Akdeniz’in ismine inat, karanlığın sularına gömüldü.

Ben zenci Zwengitse;

Bizi sadece ekmek için yaşıyoruz diye boğmak istediler bu sularda. Oysa yaşanacak hemen hemen her şeyi bizden çalmışlardı.

Sonra papazları gelip İsa’nın şu sözünü söyledi bize:

“ İnsan sadece ekmekle yaşamaz”

Ve ben Afrikalı zenci Zwengitse

İnsan değilim…

İnsanlardan ve balinalardan nefret ediyorum.

5 yorum:

Maryjade dedi ki...

ancak bir Afrikalı zenci bu kadar güzel anlatabilirdi öfkesini! eline sağlık Kali..sevgilerimle,

Kali Rind dedi ki...

Benden de sevgiler...

Boş Arsa dedi ki...

Çoook haklı bir yazı...

Çoook açık ve katmanlı...

Soğan gibi. Kabuğun ardında başka kabuk ve her seferinde daha ince...

Hocam sen Niççe'nin tragedya çağı diye nitelediği çağdaki tragedya yazarları gibi yazıyosun...

Çoook etkileyici...

Hep yaz...

Sana ihtiyacı olanlar var...

Kali Rind dedi ki...

Hocam mahçub ediyosun beni.

Çok teşekkürler.

muzaffer dedi ki...

Aynı durumdan nefretten bende muzdaripim. İnsanların balinalara gösterdikleri saygıyı diğer insanlarra göstermemeleri ve daha fazlası. Sözlerin anlamlarını yitirdiği noktarlardan birisi bence...