Aşk Üzerine S'ayıklamalar..



Akşam; herkesin kabul ettiği kadar akşamdı...

Hiçbir meşru yanı kalmamıştı hayatımın.!..", diyordu ya İsmet Özel... Benim için de farklı değildi durum...

İllegal yalnızlıklar komasında; göz kırpan uçmaya, çiçek ruhlu bir meyil hükmediyordu yaşamıma... Çarpışma vakti gelmişti, zaman daralıyordu. Meğer kader örmeye başladığı ağlarıyla zamansız bir hamak yapmış; orada uyumamı ve "sonrası hiç" bir düşe bedellemek istiyormuş beni. İstenilen buymuş benden! Galiba mevsim hala kıştı ya da etkisini gidermemişti henüz Constantinepolisten, hava ayaz, şehir ise zehirli bir yalnızlık kusuyordu. Bu tür havaların bende uyandırdığı psikolojik etki pek çok insanda olduğu gibiydi. Kişisel yalnızlığımın uçurumlarını daha bir keskin duyumsuyordum. Böyle anlarda ikiye bölünür uzun ve yorucu tartışmalara girerdim kendimle. Kendimle kendimi tartıyordum gene. Ben, benden sıyrılmış iki farklı kişiye bürünmüş ve oturmuş, zamansızlıkta boyutsuz bir boşlukta çarpışıyor, bilinmeyeni sorguluyorduk. Birbirinden haberdar bu iki kişi; aşkı sorguluyordu.Biri aşktan alabildiğine korkan biri ise o büyülü duyguya doğru inanılmaz bir hızla çekilen.. Aşk!...

Nedir, nedendir,nasıldır?... Enis Batur denemelerini okuyordum bir süredir... İçimdeki iki ben anlamaya,anlamlandırmaya,ayrıştırmaya uğraşıyordu bu -acayip!-duyguyu...

Rene Char; "Aşk;ilk gelmiş olmaktır" diyor, dedi kişiliklerimden biri... Kafka da; "Vampirin kana bağlılığına eşittir aşk !" diyor, dedi diğeri... Bir Fransız ata sözü"Aşk;bir çingene kızıdır; yasa tanımaz!" diyor... Susuyordu diğer yanım."Aşk hakkında duyduğum en güzel söz; Pateus'un sözü.... "BAK, ACIMIYOR !; DEMEKTİR AŞK!” Nasıl? Şöyle ;canı yanan taraf diğer tarafın kendi canının yanmasından dolayı acı çekeceğinden; Canı yanacak diye; canının yanmış olmasını gizliyor. Enis Batur; "Zaten aşk; Topyekün redden veya topyekün kabulden berisini anlamaz!.. Birden bire başlamaz aşk; bire de bitmez... Sarnıcın üslubudur onunki ağır ağır toplar, ağır ağır da kurur kuruyunca... Dokunmak, değmek, bakmak ince ayar ister...”

“Aşk; bize güç veren tek özgürlük yitimidir”; diyordu ya Aragon; gerçi 'Mutlu aşk yoktur' da diyen de O değil miydi ?. Zorlu olan; kişinin kendi içindeki aşkı yaşatmayı bilmesidir; daha da zorlu olan iki kişinin karşılıklı olarak günden güne aynı aşkı beslemeleri, tutkuya yaşama hakkı vermeleridir...

"Sağlık sınırını aşmış olan sevgi biçimine Aşk diyorum" Aşk; kişiye varoluşunun sınırlarını anımsatır ve Ölüm güdüsünü devreye sokar...

ASLINDA KANSIZ AŞK YOKTUR!AKMASI GEREKMEZ KANIN, KAYNAMA NOKTASINA GELMESİ YETERLİDİR... Tek taraflı aşk, aşk değildir... "Ötekiyle" tamamlanma arayışından öte kendi kendini bulamama güzergahıdır. Bir som yanılgı!..

Ne güzel şeylerdi aşk üzerine... Tam da bu sıralar da takmıştım aşka. Araştırmamın boyutunu gittikçe derinleştirmeye kararlıydım. Çok "Öte" bir konuydu aşk. Milyonlarca anlatısı, tarifi, yaşanmışlığı, acısı vardı, olacaktı, oluyordu da... Yani anlaşılan içinden çıkılmayacak bir noktaya burnumu sokmuştum gene... Yine de daha fazla inceleme, daha fazla ayrıntı... Enis Batur'a devam; Bitebilir mi aşk?... Kişiye içkin her tohum gibi sevdanın da "ötekine" Yönelmeden önce, yüklem halinde varolduğunu, magmacıl biçimde yaşadığı söylenebilir... Bunun içinde; kişinin kendi içindeki aşkı yitirmesi başka bir şeydir, onu yöneltebileceği hedef arasına duvar örmesi bambaşka bir Şeydir...

Aşk erotizmi gösterir. Bir tek ötekiyle yetinme, kendini de iste!... Gövdeler arası iletişimde temas teğete ayarlanır. Böylece, istek; İstek olarak kalabilmek için doyumdan uzaklaşılır. Ki zaten önce keşif gelir, keşif;uzun bir hazırlık,özenli bir bakış,ağır ağır gelişen bir yayılma hareketi devreye gelir...

AŞK ARIZALARI SEVER;HATTA YÜCELTİR.!..

Nasıl yani?.. Arızalar? .. SEVMEK?.. Üstelik onları yüceltmek...

Bu, Nasıl mümkün olabilir? Mümkün olabiliyordu işte.!..

Sonsuz aşkı arayan bir kaybedene;"sonsuz aşk yoktur. Hatta aşk da yoktur " denildiğinde alınacak tek yanıt vardır; "aşk yoksa..Aramakta mı yoktur?"

1 yorum:

zeynep dedi ki...

"Halbuki aşk, başka ne olsundu hayatın mazereti."